evet ...nerden başlamalı şimdi..

Sinirleri alınmış bonfile kıvamında olmak istemez miyim ben de.isterim tabi..ama nerdeee..
Sen istesen onlar izin vermiyor. Bir bakıma zorluyorlar. herşeye zorluyorlar.
öfkeye zorluyorlar...Sigaraya zorluyorlar...Kalp kırmaya zorluyorlar.Küfretmeye zorluyorlar.Tanrıyı bile kıyamete zorluyorlar ..

Derginin yeni sayısı çıkmak üzere. Değerli kalemlerin ! katkılarını bekliyoruz, kendilerine iltifattan belimiz bükülecek kadar eğilerek, ricalarda bulunuyoruz. Onlar da kırmayıp, lütfedip ! yazıyorlar.Lakin , ben bu yazıları yazan yüksek yüksek kişilerin konuştukları gibi yazdıkları bu yazıları nasıl adam edeceğim diye düşünüyorum.Hiç nokta kullanmaksızın başlayıp biten yazı var.Eee hiç nokta kullanmayınca da oluşabilecek cümleleri bir düşünsenize..nerden başlayıp nerde gelişiyor ve nerde bitiyor.Çok saygıdeğer, sayın koskocaman B. hazretlerinin yazdığı yazıdan, sekiz makale 4 hikaye ,6 seçim propagandası ve 3 de anasınıfı masal kitabı çıkar.En kötüsü de düzeltmelerden sonra " efendim yazınızda editoryal bir kaç değişik yapmak zorundayız.yeni oluşan yazıyı size gönderiyorum dedikten sonra şahs-ı muhteremin girdiği trip...
"olduğu gibi yayınlasın o penelope hanım.."
"efendim olduğu gibi yayınlanması sizin için de iyi olmaz diye düşünüyorum .sanırım yoğun bir anınızda yazdığınız için ,ahahah çok yoğunsunuz biliyorum ,muhtemelen ondandır/ ulen ne taklacıyım ben de be/ ,yazı bira şey olmuş ..nasıl diyeyim anlatım bozukluğu filan işte öyle küçük şeyler.
"yok, yok olduğu gibi yayınlansın"
"ben size yine de düzeltmelerle göndereyim bir kontrol edin onaylayın lütfen ."
"benim üslubum böyle. Ben olduğu gibi yayınlanmasını istiyorum. orjınalini yollarsanız onaylarım."
"peki efendim ." / senin ben üslubuna..

....

"oooo penelope hanım ..bakın muhteşem bi yazı olmuş bu..arkadaşlara da okudum .alkışladılar valla.bunun neresini değiştirmek istediniz anlayamadım ben .."
"aaa..Affedersiniz sayın B. ,ben yanlışlıkla kendi düzenlediğimi yollamışım size.sizin yazdığınızı gönderiyorum ."

.....zırr zırrrr / aslında telefonum böyle çalmaz .pilli bebek çalıyo telefonum ama olsun../

"alooo..aaa sayın B., nasılsınız."
"penelope hanım ilk gönderdiğiniz yazım yayınlansın. Zaten pek fark yok. Ufak bi iki düzeltme yapmışsınız. İyi olmuş. Şimdi kurul toplantısı var. Ben kapatıyorum. hoşçakalın."

"tabii ki Sayın B.nasıl isterseniz."

hassssss....

7 yorum:

öküz dedi ki...

:) yakiinen bilirim.. zordur yazarlarla uğraşmak( insanlarla uğraşmak zor aslında )... hele, had bildirecek pozisyonda değilsen....

herneyse... çalışacaksınız tabi, pis memurlar... işiniz ne?!:P

saat 5, dert yok tasa yokun olacak elbet bir bedeli...

imza: uyuz öküz

penelope dedi ki...

sevgili öküz,
memur olsam belki..

memur olsam dahaaa neee..:))
ismimizin önünde bi beyaz yaka var ama ,sorarsan kıdemli amele ..başka bişi değil.(You dont get what you deserve, you get what you negotiate! )

bu aptal dergi sektörde yerimizin neeee muhteşem olduğunu vurgulamak ve siyasi çevreyle bağlarımızı yakın tutmak için yapılmış taklacı zihniyetle yapılmış bi..bii..bii şey işte..
bağlantıları sağlamak ve yazıları bir araya getirme işini vermişler ama yapmam gereken dosya dosya dosyaaa varken ,istatistik çıkarmak gerekirken...bu angarya ve muhattabım koltuku kodamanlar insan eti kokusu eşliğinde böğğğğğ..

saat 01.00 de evime döndüğüm dönemler oluyor..yılda 3 ay çift mesai çalışıyorum.bi şeyi çok samimi yaptığını keşfederlerse yandın sen..memur arkadaşlar kızmasınlar ..bankamatik memuru çoğu..üzgünüm ..sizin yerinizde olmak için kuyrukta bekleyenler var :)))
evet uyuzsun bi de..

özgün dedi ki...

Bu yüzden işte lustral, prozac vs. seratonin inhibitorleri...

İmza:
evde herhangi bir çekmecenin içinde ünv. diplomasının arada tozunu silen ev hanımı :P

penelope dedi ki...

:)))
hoşgeldin sen..

evet zonklayan alınları duvarlara vurmak da işi kökten çözüyo bazan .bayılıveriyorsun ve sabah oluyor:)))

çok güzelmiş bloğun.keşke senin kadar marifetli olsaydım:))nerdeee...

ve o diplomayı boşver bence .dünyanın en zor işini yapıyorsun şu an .ve bu dinlenme sürecidir bence ..bir süre sonra iş dünyasına -örneğin derya baykalı tahtından etmeye - döneceksin ..huraaaaa...
sevgiler .

özgün dedi ki...

Ohh sefam olsun demi :)
ne güzel dedin sen...
İçim ferahladı prozağım ol abla :)

penelope dedi ki...

ablan sana kurban olsun demeden önce abla dediğin için " nededin sen " çatt ,"ne dedin sen " çattt..(bknz: handeyle sevda demirel ikilsi)

ama ablayım tabi ki de..gel yamacıma:aynı anda pc başındayız madem :

bu kadar mutluluk ilacı adını biliyor olmanı o tozunu sildiğin diplomadan kaynaklanıyor..a bağlıyorum ben .sağlıkçısın filan diye yani..yoksaa kızııııımm ne prozak ,ne lustral..atsana bi onları..sahile gidiyosun tamam mı kucak dolusu çakıl taşı: bi atıyosun denize bi sövüyosun ,bi atıyosun bi sövüyosun..al sana prozak.ben prozak olurum o ayrı.:)))
sapık mıyız ne bu saatte .hadi gidip uyuyalım:)
sabah kıçı tekmelenecek bi kaç iş..arkasından takliti yapılacak bi patron..çalış sende derya yı devirecez unutma..hasırdan sepet mepet yap ,pet şişeden çanta ayakkabı filan:))

özgün dedi ki...

valla uyuyalım abla çocuk nezle olmuş mukozal akıntısı (halk arasında sünük) midesine akıyor öğürme geliyor vik vik ötüyor
o uyurken ben de uyuyayım ki gece en az 30 kere kalkılacak belli.

Not: buranın sahilleri de hakketten çakıl taşı atmadan insanı ferahlatır; ip ucu ver dersen akdenizin incisi, rusu, oteli bol bir tatil memleketi :P
geyik tavana vurdu neyse iyi geceler.
Sevgiler...

BU BLOG ASLINDA;

biraz günlük ..çokça dün'lük ..ama hepten deli saçması..

sahibinin histerik çıkarımlarından oluşmuş bilog.









penelope saklı sandık

herbişey

bi sonraki bölümde..

.