old love -yada eski dost düşman olmaz mı diyelim

kafam karışık mı desem..yo..değil..tabi net değil hiç de olmadı..yani kafamda pürüzsüz bir ekran olmadı hiç.çok kez geçmişi bastırarak yaşamaktan yalnız kaldığım ilk fırsatta sürekli kendimi sorguladım .daha çok kendime acıdım.anne olduktan sonra ,bi çocuk büyütürken ben ,anladım küçük pene nin yalnızlığını..ona dönüp dönüp sarıldım.sürekli -sanki ona borcum varmış gibi-ona döndüm sarıldım.orda yalnız olduğunu bildiğimden ,yalnız olmadığını bilsin diye ve belki gönlüm razı olmadığından o kadar küçük bir kız çocuğunun bu kadar büyük bir dünya da o kadar yalnız kalmasına.o kadar -bu kadar-şu kadar....ne kadarsa işte..

ona dönüp durmamın sebebi belkı psikoljık olarak yıpranmış bi kısmım var .devrelerden biri iptal galiba..ondan olmalı.orayı tamire çalışıyorum.kendimle ve olanlarla yüzleşiyorum.

gençliğim geliyor aklıma.ilk gençliğim.sövüp sayasım..gezip tozasım sonra inadına.kırıp dökesim..içesim..

date : 24 penelope 2010
time : 00 siyah 45



kızının doğum günü için aradı oğlumun babası..ne tuhaf bi cümle.."kızının ....oğlumun.."

-pene..
-sen misin muhterem..
-evet..nasılsın..efe geçen gelişinde numaranı yazmıştı bana.herhangi bişey olursa annemden ulaşırsın diye.ben kendi telefonunu istemiştim oysa..
-o sadece tatillerde cep telefonu kullanıyor.spora ,kursa filan giderken.nerde olduğunu bilmek için veriyorum.onun dışında kullanmaz.
-ondan değil.sanırım senın herşeyden haberin olsun diye verdi.tanıdığım kadarıyla akıllı bi çocuk.galiba bana çekmiş.
-sanırım.benim pek akıllı olduğum söylenemez.:)
-olurmu öyle şey.tamam benım kadar değilsin..ama idare edersin pene.
-hah hah hah demek istıyorum ki ayağın alışsın bu ilk arama ..güleyim de kendini komik san..
-sen bana hep gülersin pene.kasma bu kadar.
-:)))
-:)))
-ne diyordum..kızımın doğum günü yarın.yarın akşam efeyi alabilirmiyim.kızım "abisini " de istıyor.bize katılır mı?
-bilmem kendisine söylerim.birazdan eve gideceğim.
-sen hala işyerinde misin.efe nerde peki.
-efe yalnız kalabilecek kadar büyük merak etme.
-nasıl olur.o daha bi çocuk ..onu nasıl yalnız bırakırsın?bu hiç sorumlu bir davranış değil.
-biraz önce beni çok güldürdüğünü sen itiraf etmiştin değilmi...işte buna katılarak gülmek istıyorum müsadenle..sorumluluk kelimesinnden bi cümle mi yaptın sen? ban mı öyle geldi..
-tamam ..tartışıcaz sanırım.evet başlıyoruz..sürekli geçmişi başıma mı kalkıcaksın.
-başına kalkmak mı? beni olmadığım bir insanmış gibi anlatman hoşuma gitmedi.senınle hiç konuşmadık biz.13 yıl boyunca...seni ben buldum.efe istiyor diye.ve bi kere bile bakmadın etmedin yapmadın demedim..şimdi bana bunu nasıl söylersin.
-pene ,tamam .
-eve geçince arar efe seni...
-iyi.
-iyi

..

bu kadarına da artık bişey diyemıyorum ben..ne yaprsam yapayım takdir edilmeyecek demek .demek şimdi sorumlu bir dvranış değil,sorumsuzun teki mi olucm gözünde..inanamıyorum ben..yoksa sorumsuz muyum sahi...değilim..
çünkü oğlum evde .mesai zamanlarımda üstkat komşum örnek anne DOLLY var /adını ben verdim yaşını allah versin.adını şimdi verdim hem de.ben yokken benim kopyam gibi hatta benden beter ..furkanın annesi..hani şu "r" leri söyleyemeyen Furkan..
kopya koyun dolly varya ..rahmetli..onun adını verdim ona şimdi..kopya anaç koyun gibi zaten maaşallah.kopyalık da benim kopyalığımdan ../

.....

eve geldiğimde efe bey salata yapıyordu.yeni öğrenmiş.dolly öğretmiş ona.çok sevdiği bi salataymış bu ben de bakıcakmışım tadına..kırmızı lahanayı rendeleyip,yoğurt ve mayonezle karıştırmış.tuz ve pul biber eklemiş.gece gece..ama lezzetliydi.alnından öptüm..kucağıma aldım .aman dedi anne bunu yaptığını kimseye anlatma rezil olurum..
alex hasta biraz..ona sıkıldım.oturup sevdim biraz.müsade ederseniz gitmek istıyorum diyor ..nasıl dayanacağım gidişine..efe ona kral yatağı yapmış.o da farkında yakında ayrılacak aramızdan .çok yaşlandı.Rahmetli sahiplerine kavuşacak..

.....

efe babasıyla gitti..akşamüstü aldı onu.gece bırakırım dedi.aslında bende kalsın dedi ama izin vermedim .efe de kalmak istemedi zaten.annem yalnız kalamaz dedi.oysa o tatile gidince gayet de yalnız kalıyorum ama..sanırım orda kalmak istemediğinden öyle dedi..

gece yarısı ..balkondan bakıyorum geliyorlar mı diye.bir yanım babasıyla oluşuna sevınıyor ama bir yanım alabildiğine korkak.kıskanç biraz.işte geldiler.arabadan indiler..inanılmaz bir şekilde benzıyorlar.yanyana durduklarında sanki o ,mitoz bölünmeye uğramış bölünmüş ikiye gibi..hele delikanlı oldukça oğlum babasına aşık olduğum zamanların aynısı oluyor.beraber indiler..sonra tokalaştılar.sonra babsı kollarını açtı.sanırım sarılmak istedi.Efe tekrar elini uzattı.tokalaştılar.efe binanın girişine doğru yöneldi.sırtında gitarı..ben içeri yöneldim .efeyi kapıda karşıladım.güzel geçmiş partileri.yemiş içmiş onu anlatıyor gene beni sinir edecek .:)
-anne bu sefer pastaaa..çok güzel pastaaaa.
-oğlum beni katil etme..sıpa bana bunları deyip yumurtaların ,unun kanına sokma beni..mutfakta katliam oluyor biliyorsun.
-dert mi anne hakan abiden alırsın ben yaptım diye yüzüne gözüne un sürersin aahahaha.
-sıpaaaaaaaaa..
-anneeee ..ne yaa yapmadığın bişey mi..hani kurabiyelerde..
-efeeeeeeeeeeeee..defooool yatağına aaaaaaaa.

...sıpaya gülüyorum..nasıl diline düşünce kullanıyor adamı..unutturmaz artık..
onu odasına gönderdikten sonra sigaramı alıp balkona çıktım.baktım ki aşağıda arabasın yaslanmış sigara içiyor.balkondan baktım.neden gitmedi.sigara mı içiyor.
sigara içmezdi.başlamış mı.gri ceket yakışmış .klasik giyinmeyi sevmezdi.jean pantolon giyerdi hep.kolları parmak uçlarına kadar kazaklar..içeri girdim..salonun ışıklarını kapadım..sırtıma bişeyler aldım.elim koltuktaki gitara gitti.onu aldım .aşağı indim.otoparka...arabanın yanına yaklaştım.cebvimdeki sigaradan uzattım.aldı.yaktım sigarasını.hiç bozmadı kendini.

-çabulk büyüyorlar değilmi..kızının doğum günü kutlu olsun bu arada muhterem.
-teşekkür ederim.6 yaşına girdi.teyzesi:)
-teyzesi...bu da güzel..
-sahi nesi oluyorsun sen onun.
-abisinin annesi.
-:))))))
-:))))))
-teyzesi iyiydi galiba.
-bencede.
-demek sigaraya başladın.
-yoo bırakıyorum.öyle zulada vardı bi tane onu içtim.zor anlar için saklanmış.
-zor bi anmıydı.
-yoo aslında zor bi an değildi.
-derdin ne?
-derdim yok çok şükür.
-sigara..
-sigaraaa..çünkü ..baksana biz bugün kavga ettik ya.
-ne zaman
-hani sabah arayınca ben
-kavga mı ettik.
-hatırlasana canım başlama yine beni suçlamaya filan dedim sana.sorumsuzlukla ilgili.
-evet ..hiç suçlamamıştım oysa..
-evet ..yani o sana değildi .sanırım ben kendimi yıllarca bunun için rahatsız hissettim .yani dedimki kendime beni suçluyordur şimdi..bana kızıyordur..
-boşver.çok küçüktük.evlenmekle sen sorumluluğu yerine getirdin.eskileri düşünme..al bak sana getirdim özlemişsindir.çalabildiğimi kimseye söyleme demişsin efe ye.evdekiler bilmıyor galiba.
-yok bilmıyorlar.neden söylemedin deme bilmiyorum .söylemedim.sonra da konusu geçmedi herhalde.bir mekatronik mühendisi ve gitar...yani..
gel bakalım eski dostum...efenin çalması çok hoşuma gidiyor.çok yetenekli..bu çocuk bana çekmiş.senden hiç bişey yok:)
-ha! ha! ha! ..
-evet sesin güzel evet ama çok da değil..şimdi bozulmuştur da..sigaraya baksana ..

gitarı aldı ,dakikalrca baktı.sonra çaldı biraz.
dinlemektesiniz çaldığı şarkıyı.paslanmış biraz.ama hala iyi.aldım gitarımızı.son bi sigarayı içtik ..
-mutlumusun..seviyormusun onu.
-evet..mutluyum.
-çok güzel bişey bu.umarım sonsuza kadar mutlu yaşarsınız.gökten düşen üç elmayı paylaşmakta cimrilik et.hepsi sende kalsın muhterem..eyvallah ben kaçar..
-pene...bi kez öpeyimmi seni...çok özledim.

japon animeler gibi kalakaldım orda öyleeee..diyemem ki "ben de çok özledim."
saatlerce öpüşürdük dakiklarca nefes almadan..uykulardan uyanır gene öpüşürdük.uyanır uyanmaz öpüşürdük.yani bi defasında dudaklarının tahriş olduğunu hatırlıyorum o kadar çok öpüştük ki..gençlik:) aşk...libido:)ne desem ..ruhum bedenımden sıt-yrıldı ,zaman durdu ..gidip dudaklarına yapıştı sevgilisinin.yine deliler gibi öptüü..kokladı sarıldı..ve tekrar bedenime girdi.ama fiziksel olarak olduğum yerden kıpırdamadım.sonra donan zaman çözüldü.ve dönüp:

-eve git muhteremm..kızının doğum günü bugün..iyi geceler..

dedim ve yürüdüm..
şarkı kulaklarımdydı yürürken "old love"
bir penelope zamanı daha...anasını satimm..
....



içeri girdim..alex....Alexx...alex.....................................

alex beni yalnız bırakma......gözyaşlarımı tutamadım ..hala tutamıyorum klavyemi ıslatıyor.sesiz sedasız.tek başına..neden dışarı gittim.neden yanında durmadım..kral yatağında karllar gibi yalnız..alexx..sensiz büyümedim ben..büyümeye başladığımdan beri benimlesin.napıcam şimdi ben..Alex.seni mikrop ukala tembel kedi.kalk.paçoz...kalk..ben efeye ne diycem sabah.Alex sana anlatıyordum herşeyi..kime anlatıcam.Alex ..kalk..bi daha doğ..nerde senin sekiz canın..başım çatlayacak..gözlerim ağrıyor..Alex.hortlak nezo nun kucağında yerini alıcan mı.hatice ablam beklıyordur.dayanamıyorum...........................
güle güle alex...ne şanslısın.
herkes orda...tüm sevdiklerim......



date : 25 penelope 2010
time : after time
yer : arka taraftaki otopark




Get Your Own Player!


O'NLARA

erkekler konusunda şanslı sayılmam .kısmen yani.. hayatıma ööylle çok erkek girmedi ama girenlerde anasını sataiim romantik komediye hatta bazan drama çevirdiler hayatımı..


bu bir itirafnamedir..öldüğümde tüm aşklarıma verilmek üzere emanetlerdir.

ilk ve ortaokul dönemlerimi zaten aşktan meşten anlayabilen dönemlerden saymıyorum..o yıllarda kendisinden özür dileyeceğim ya da kendisine lanet edebileceğim biri yok.geçelim..
/haa murat var ..ama o da bana bakmıyordu hiç/


Lise nin de son yılıydı. o zaman vardı bi çocuk. Şeker kız candy deki tery e benzeyen :)
Böyle bi artist. hafiften serseri..nasıl sevgili olduk bilmiyorum da ,okul kantininde üç beş sohbet..o yaşa yakışmayan ciddiyetle dolu bakışlar ,konuşmalar ,planlar..şimdi matematik öğretmeni ..iyi arkadaşım hala..kasabaya çoook uzun yıllar oldu gitmeyeli ama oraya gidişimde mutlaka gördüğüm gidip o eski tren yolunda içtiğim bir dostumdur..

ONA

"güzeldi bakışın..senin kadar bi oğlum var şimdi..seni sevdiğim zamanki sen kadar.çok çocukmuşuz bakıyorum da.ne bileceğiz ki sevmeyi..biliriz .neden bilmeyelim.sevmiştik.neden hiç öpüşmedik kendine sordun mu?ben sordum...:) çocukmuşuz.başka açıklaması yok...teşekkür ederim.dost sohbetlerine..anlayışına .yaşına sığmayan olgunluğuna..ölümüne kankayız:)"





kasabadan nasıl kaçtığımı ,üniversite için Ankara'ya nasıl yerleştiğimi anlattım..onunla nasıl tanıştığımı da..ilk aşkımdı.bana efelenen ilk erkek.hırsımı yenemediğim ,kavga gürültü derken sevdiğim..onunla da güzel bi sevgililik yaşadık.film gibiydi işte.aşıktım .Gözüm hiç bir şey görmüyordu.Normale dönmüştüm.yani çocukken olduğum gibi öfkeli ,hırçın ,kavgacı,ağzı bozuk,sigaraydı alkoldü alan bi kız değildim artık.mutluydum.gülüyordum.kendimi anası babası olan ,onlarla büyümüş mutlu ve normal bi çocuk gibi hissediyordum.eee nitekim de evlendik.ama hamile olduğum için evlendik.ailesine karşı çıktı.onlarsız yaşamaya başladık.ben mutluydum o değildi.korkuyordu.sadece geceleri yatağımıza girdiğimizde çok mutlu olduğunu hissediyordum.ama gündüzleri,akşamüstü..daha öğrenciydik..sınavları vardı..parası yoktu..ailesi evlendi diye yanlız bırakmıştı.başarılı bi öğrenciydi.bunalıma girmişti.ben de özgür bıraktım..git dedim.gitti.Efe 'ye "çok küçüktük" demiş."bugün olsaydı gitmezdim hiç .ama o zaman senden sadece bi kaç yaş büyüktüm." ben de aynı yaştaydım oysa..ama ben kaldım..
bu da böyle işte..

ONA

"ben seni çok sevdim..
Efe için teşekkürler........"




Boşandığımda hamileydim zaten. Çocuktu oydu buydu, okul bitecekti, ev geçimine başlayacaktım derken hayatıma girmedi kimse. İhtiyaç da hissetmedim açıkçası.


efe 3 yaşındaydı ..o zaman tanıştım İstanbul geldiğim bir fuarda onunla.aynı sektörde farklı kollarda çalışıyorduk.güzel seviyeli bişeyler başladı.ama arada mesafe vardı ve bu birbirimiz tanımamız için iyi fırsattı.yani cumba yatak olayı olmuyordu ,konuşuyor paylaşıyorduk.o zaman işim için bi eğitim almam gerekti ,istanbulu tercih ettim doğal olarak.kurs boyunca ordaydım,her gün beraberdik.rüya gibiydi.yalnız o dönem ailesinden birini kaybetti.hastalandı.o zaman öğrendim panik atak sıkıntısı varmış.ağır depresyon geçiriyordu.evime dönemem gerektiği halde yanında kaldım.ona baktım biraz,tam iyileşememişti.ama gitmem gerekiyordu çünkü bi oğlum vardı .kendimi ikiye böldüm ben de.hafta sonları İstanbul geldim.hafta içi buraya.işime ve oğluma.son gidişimde yavaş yavaş kendine geliyordu ama yalnız kalınca panikliyordu. kaldığı yer home oficcedi.arka tarafta odası vardı yatıyordu işyerinin.döneceğim gün bi hanım geldi bizden on yaş büyük.(sevgilimle ben aynı yaştaydık)müşterilerinden biriymiş.eli yüzü düzgün ,hafif toplu benim omuzlarımda boyu olan bi hanım.kızıl saçlı ,gri gözlü.sevgilim yatıyordu ,ben ilgilendim.kadın bana bi sürü sordu sordu sordu.ben de güzel güzel konuştum.sonra dedim ki: "müsade ederseniz en bu gün akşam dönücem .ve sevgilim içerde.rahatsız da biraz.onla kalmak istiyorum." anlayışla karşıladı kalktı."bizim yok ya ,gözümüz yok " dedi.gülüümsedi.ben de : "umarım karşına iyi biri çıkar prenses .." dedim.
gülümsedi: "prensi olmayan bi prenses..sen sevıyormusun onu? "
birden gözlerim doldu..uzun yıllardır kimseye açmamıştım kalbimi.şimdiyse aşıktım: "içerde yatan o adm var yaaa," dedim " o adamı ben çok sevıyorumm.."
öyle gönderdim kadını..sonra sevgilimin yanına gittim.beraber uyuduk.uçak saatim geldiğinde hastalığının da etkisiyle panişye kapılıp ağlamaya başladı: gitmee..sensiz nefes alamıyorum..
yine gelicem dedim .en kısa zamanda tayin isteyeceğim.ayrılmayacağız artık.
aradan bi hafta geçmişti ki nasıl olduğunu görmek için istanbula geldim.kaçamak bi gelişti.haber vermedim çünkü eğer aksilik olurda gidemezsem birden yıkılyor ,depresyonu da var.
Neyse... İşyerine gittim. Kapıyı bi delikanlı açtı.
—sen kimsin?
-x abi içerde uyuyor da..ben bakıyorum buraya.
—öyle mi. güzel. girebilir miyim?
—şimdi müsait değil ama.
-sen benim geldiğimi söyle ..ben yabancı değilim tanışalım.nişanlısıyım onun..bak masasında resmim var.
—evet tanıdım ama. Ben bi haber vereyim.
çocuğun alengirli hali hoşuma gitmedi.içeri girdim onu itekleyerek.ilerledim ,derin nefes aldım.yatak odasına doğru gidip kapıyı açtım.......sevişiyorlardı.
kadın üzerindeydi,tamamen selüloit dolu vücuduyla.bi an sendeledim kapıya tutundum.yere çöktüm.beni görünce kadını üzerinden attı.kadın yere düştü.hemen çarşaflara sarılmaya ,"aşkıım aşkıımmmm " diye çırpınmaya başladı.zar zor ordan çıkmaya çalıştım.sendeledim.kapıya duvara çarptım.ellerim titreyerek çıktım ordan.korkunç olansa üzerindeki kadının geçen gelişimde sohbet ettiğim o kadın oluşuydu..öylee...uzun süre kendime gelemedim .depresyona girdim..filan falan..

ONA

"Sana ....hiç...hiç.."



aradan 4-5 yıl geçti..işte o meşhurr G. olayı..onu sevdim .çocuklu kadın oluşum ailesini sıkıntıya soktu.ayrıldık.aradan yıllar geçti kaldığımız yerden başladık yine.kaldığımız yerden devam etmişiz meğer ,başlamamışız..aynı srun yine gündeme geldi.ve bitti.


ONA

"sana kızgınım..kırgınım sana ...dargınım...levent yükselin dediği gibi işte:) ve seni sevdim..ki değmezmiş demıyorum.değerdi.sadece ..keşke..sende gerçekten sevmiş olsydın..ve güçlü.."




anasını sattığımın hayatına bakıyorum da ,aslında yazacak tek mektubum varmış.ölünce vereceğiniz sahibine..kimse artık..


ONA

"giderken sen, ağlamadım.sesim çıkmadı..nefes almadım.ayağım uğuştu hatırlıyorum.kımıldamadığım için...en çok yastıkta kalmış kokunu özledim.kokusu gitmesin diye yıkamadım günlerce.haftalarca.kokladım ,ağlamadım..giderek zayıfladı kokun ,daha derin koklamak zorunda kaldım ,daha derin kokladım.ağlamadım.aldığımız fil biblo kırıldı ağlamadım.bi kadına para vermiştim evi temizlesin diye,evi temizlemişti.eve geldiğimde herşeyi temizlemişti.o kadar temizdi ki ev korktum.koştum yatak odasına..yastığımın kılıfını yıkamış...kokun gitmişti...kendimi dışarı attım ..basamaklara zor düştüm.karşı komşumun bakışı tetikledi herşeyi ..işte o zaman ağladııımmm..çook ağladım .
Ayakkabılarını unutmuşsun giderken. kapımızn önünde durdu hep. evimizde erkek var havası verdi. Evimizde erkek var...
geçenlerde yanımda yattı oğlum.üzerimi açtı.tekmeledi beni.kovdum odasına.o gittikten sonra yastığı kabarttım ,gömdüm yüzümü yattım..biliyor musun yastık sen kokuyordu..birden gözlerim doldu.içime çektim.gözlerimi kapadım.konuştuklarımız,gülüşümüz,esprilerimiz,sevişmelerimiz geldi aklıma.ağladım ..
asla yıkamayacağım o yastığı:) yıkasam ne olur hem..oğlunu koklarım..sen kokuyor.
.beni en çok sen mi sevdin..sen sevmiş olmalısın ..zira sahip olduğum tek aileyi yine sen verdin bana..seni ..."



Get Your Own Player!


BU BLOG ASLINDA;

biraz günlük ..çokça dün'lük ..ama hepten deli saçması..

sahibinin histerik çıkarımlarından oluşmuş bilog.









penelope saklı sandık

herbişey

bi sonraki bölümde..

.